Size çok basit ve bir çoğumuzun aslında ilk anda aklına gelmeyen bir örnek vermek istiyorum. Legal olarak satın almayıp, internetten indirdiğimiz her türlü program, film ve ya müzik, sadece vergisiz, yasadışı kullanım olarak düşünülmemeli. İnternet üzerinden yasal kaynaklar dışında indirilen herşey aslında içeriğini bilemeyeceğimiz (yani orjinaline benzeyen fakat değiştirilmiş olan) bir kopya olabilir. Örnek olarak; pdf dosyası olarak yasadışı bir siteden indirdiğiniz bir kitabın 125 ve 140. sayfaları arasındaki bölümün gerçekten o kitabın yazarı tarafından yazıldığından emin olabilir misiniz? Yasadışı dağıtımı yapan kişiler tarafından üzerinde oynama yapılmış olamaz mı? Hangi birimiz kaçak kopyaladığımız dosyaları orjinalleriyle karşılaştırıyoruz? Bu karşılaştırmayı yapmak, word yada pdf dosyaları için bir nebze kolay olsa da, yazılımların nasıl gerçekleriyle karşılaştırılacağından haberimiz var mı?
Diğer bir örnek; diyelim ki bir siteden antivirüs programını para ödemeden kaçak olarak indirdiniz. Kurduğunuzda, programla birlikte bilgisayarınızın içine bir rootkit (bilgisayarınızdan sizden habersiz olarak dışarıya kapı açan, içeri belli kimselerin girmesini sağlayan) programının da kurulmadığından emin misiniz? Sizin para ödemeden kullanıyorum diye sevinerek internette geçirdiğiniz her saniyede, sahibine sizin tuşladığınız kelimeleri yollamadığından nasıl emin olacaksınız?
Mesele sadece parasız kullanmak değil artık , kişisel güvenlik ve sonucunda bölgesel ve milli güvenliğe kadar uzanıyor. Yasadışı olarak bilgisayarımıza yüklediğimiz programların neredeyse tamamı dünyanın belirli bölgelerinden dağıtılıyor. Ne tesadüftür ki; kredi kartı dolandırıcılığı, internet üzerinden şirketlere ve resmi kurumlara yapılan saldırılar gibi nerdeyse tüm yasadışı siber saldırılar yine aynı bölgelerden kaynaklanıyor. Size de bu gerçek, bir ipucu vermiyor mu? Daha açık olarak söyleyebiliriz ki, yasadışı kaynaklardan bilgisayara indirdiğimiz her türlü program, müzik ve filmin içeriğinde ekstra olarak yüklenmiş ve yasadışı emellere hizmet eden bir yazılım parçacığı bulunması olası. Bu programlar üzerinden sadece kişisel bilgiler çalınmakla kalınmıyor aynı zamanda zombi (içindeki programlar aracılığıyla dışarıdan yönetilen ve yönlendirilebilen bilgisayar) bilgisayar haline getirilip, hem iç hem dış saldırılarda kullanılıyor.
Aslında büyük kısmımızın açlık sınırı altında yaşadığı ülkemizde siber saldırılar ve internet güvenliği gibi konular bize biraz fazla gibi gelse de birilerimizin bu konuları düşünmesi daha sonra da düşündüklerini işe dökmesi gerekiyor. Peki bireysel olarak ne yapabiliriz? En basit olarak, çok bilindik ve pahalı yazılımları yasadışı yollardan ne olduğu bilinmeyen site ve forumlardan indirmek ve kullanmak yerine, bu programların benzerleri açık kodlu yani kullanımı ücretsiz ve açık kod dernekleri tarafından desteklenen yazılımlar kullanabiliriz. Hemen bir örnek; Microsoft office ‘i riskli sitelerden indirmek yerine, eşdeğeri olan openoffice adlı ücretsiz yazılımı kullanmaya ne dersiniz? Yada norton antivirüs yazılımı yerine avast adlı ücretsiz yazılımı kullanmak da bir yol. Neredeyse tüm ücretli yazılımlar için ücretsiz ve açık kod camiası tarafından desteklenen yazılımlar bulmak mümkün. İkinci olarak, toplum olarak yada en azından bilişim sektörüne bulaşmış kişiler olarak çok bilinçli hareket etmemiz gerekiyor. Güvenlik konusunda genel bir anlayış geliştirmemiz, bu konuda okumamız, okuduklarımızı bloglarımızda ve arkadaşlarımıza anlatmamız gerekiyor. Yukarıda bahsettiklerim film senaryosu değiller, çok gerçek ve elle tutulur ve de örnekleri her gün karşımıza çıkan güvenlik dışı davranışlar. Bu konularda tecrübesi olan, tavsiyesi olan okurlar lütfen yorum olarak yazsınlar, şimdiden teşekkürler herkese.
Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!

Yazıyı beğendiyseniz, sadece benzer yazıları içeren kategoriyi RSS olarak almak için tıklayın:



(2 değerlendirme, ortalama: 5//maks: 5)
