Anasayfa E-posta yollayın!! sindicaci;ón
Bilgiselhayat>Web 2.0, İnternet>Facebook’tan nefret etmek için sebepler

Facebook’tan nefret etmek için sebepler

Sanırım Facebook’tan haberi olmayan yoktur. Bu, eski arkadaşlarınıza kavuşabileceğiniz, onların hangi filmleri izlediğini, hangi kitapları okuduğunu öğrenebileceğiniz, onlara bira ısmarlayıp suratlarına pasta fırlatabileceğiniz, sevgilinizin 978 arkadaşından 897’sinin erkek olduğunu görüp bir de üstüne onu rakı sofrasında kebap yerken basabileceğiniz sosyal platforma üye olmayan nerdeyse kalmadı. Peki, bütün kişisel bilgilerimizi hiç düşünmeden verdiğimiz Facebook ne kadar masum hiç düşündünüz mü? Hele ki son zamanlarda akıl almaz bazı girişimler yaptı ki, hala bu kadar üyeden neden ses çıkmaz anlamak mümkün değil. Hepimiz Facebook’un eğlenceli yanlarını biliyoruz, gelin bir de bardağın boş kısmına bakalım.

1- Akıl almaz reklamcılık girişimi: Beacon

Beacon Facebook’un ve de internet tarihinin en akıl almaz reklamcılık girişimi oldu. Beacon sistemi Facebook ve onunla işbirliği yapan diğer firmalar arasında bilgi alışverişini mümkün kılan bir iletişim sistemi. Facebook’la anlaşan firmalar (internet sitesi olan herhangi bir firma olabilir) sayfalarına uğrayan kişilerin hangi ürünleri satın aldıklarını, nelere baktıklarını, daha doğrusu herşeyi Facebook’a yolluyor. Facebook da bu bilgilere dayanarak sizin Facebook’taki sayfanızda reklam yayınlıyor. Örnekle açıklarsak, diyelimki Sony’den bir kamera aldınız ve daha sonra bir gün Facebook’a giriş yaptınız. Yaptığınız alışverişle ilgili tüm bilgiler Facebook veritabanına kopyalanıyor ve bu kamerayı sevdiğiniz sayfanızda yayınlanabiliyor. Böylece arkadaşlarınız sizin başka sitelerde ne yaptığınızı Facebook üzerinden izlemiş oluyor. Ne güzel değil mi? Bu sistemle Facebook üzerinden kontrol edemeyeceğiniz derecede kişisel bilgiler (çünkü bu bilgileri başka bir sitede verdiniz!) yayınlanmış oluyor yada yayınlanacağı günü bekliyor.

Hala Beacon’un gelmiş geçmiş kişisel haklara en saygısız sistem olduğuna tatmin olmadınız mı? O zaman dinleyin: bu sistemden tamamen çıkmak gibi bir hakkınız da yok!. Facebook üzerinden Beacon sistemini devreden çıkarabiliyorsunuz fakat diğer sitelerden Facebook’a bilgi akışını durdurma gibi bir seçenek yok. Yani, Facebook hala sizinle ilgili ama başka sitelerden gelen bilgileri elinde tutuyor. Bu sistemle ilgili eleştirileri geçen hafta Facebook blogunda yanıtlayan küçük ceo ise herşeyden bahsedip özür diledi ama bilgileri sakladıkları eleştirisine dokunmadı bile.

2- E-posta şifrenizi verin arkadaşlarınız bulalım

Bir dahiyane fikir daha. Facebook eğer e-posta şifrenizi verirseniz size arkadaşlarınızı bulabiliyor. Size bir şey söyliyeyim mi? Bana e-posta şifrenizi verirseniz ben de bulabilirim. Herkesten sır gibi sakladığımız şifremizi verebileceğimizi hangi mantıklı sebebe dayandırabilirsiniz? Önemli bir nokta daha var, Google hesap ayarlanızda bir kaç değişiklikle, 3.parti sitelerin sizin e-mail hesabınızdaki belirli alanların görebilmesine izin verebiliyorsunuz. Yani, Facebook mühendisleri istese, sizi bu konuda bilgilendirebilir ve bu yöntemi kullanabilir. Bu yöntemle Facebook’a şifrenizi vermenize gerek kalmaz ve sadece istediğiniz bilgilerin Facebook’a geçmesini sağlayabilirsiniz. Fakat şimdiki sistemle eğer e-posta şifrenizi verirseniz, Google’ın sizinle ilgili tuttuğu neredeyse tüm e-posta, kişisel site istatistikleri, arama geçmişi Facebook’a da geçmiş oluyor.

3- Facebook’da kontrol hiç bir zaman sizde değil

Her ne kadar bazı kişisel ayarlarınızı Facebook ayarlarınızdan değiştirebilseniz de, ötesine izin verilmiyorsunuz. Örnek olarak fotoğrafları düşünün; birisi sizin isminizi bir fotoğrafa eklediği zaman (tag), Facebook sizden izin almıyor, sadece sizi bilgilendiriyor. Benim kendi ismimin bir fotoğrafta kullanılmasını engellemem için bu haberi duyup sonra gidip kendi ellerimle silmem mi gerekiyor her defasında?

Dahası var. Hani şu küçük “applications” lar var, biliyorsunuzdur. Bir hata yapıp beğendiğiniz programcığı profilinize eklemek istediniz diyelim. Anında bu programı ekleyebilmeniz için 15 kişiyi davet edip sizinle birlikte sürüklemeniz gerekiyor.Hadi siz akıl edip iptal tuşuna bastınız, ya arkadaşlarınız? Her gün istemediğiniz onlarca “application request” almaktan bıkmadınız mı? Cevabınız evet ise ne yazıkki sizi kurtaracak pek mantıklı bir yol yok.

Web 2.0, sosyal platformlar derken sanırım iş kontrolden çıkıyor. Bize de, daha efektif daha canlı internet diye yutturuyorlar. Varsa sizin de farkına vardığınız ve kurtulamadığınız Facebook dertleri yazın arkadaşlar. Bunlardan kurtulma yollarını bilen varsa da çekinmesin lütfen.

Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!


Yazıyı beğendiyseniz, sadece benzer yazıları içeren kategoriyi RSS olarak almak için tıklayın: Web 2.0 ve İnternet
Tüm Bilgiselhayat yazılarına ise burayı tıklayarak RSS olarak ulaşabilirsiniz.

Yazıyı değerlendirebilirsiniz:
KötüEhİyiÇok İyiBaşyapıt (3 değerlendirme, ortalama: 4.33//maks: 5)
Loading ... Loading ...

İlginizi cekebilecek diğer yazılar

  • Outlook’da bozuk pst dosyası
  • Outlook 2003 ve 2007 kullanan arkadaşlara, geçen günlerde yaşadığım bir sorun üzerine çözüm tavsiyes...
  • Google Maps fırtınası -1
  • Google'ın google maps servisini, "google local" adıyla 8 şubat 2005'te google blogunda tanıtmasından...
  • Windows Mobile 2003′ü, Mobile 5′e yükseltmek
  • Avuçiçi bilgisayarlarda işletim sistemini yükseltmek veya değiştirmek, masaüstü sistemlerdeki gibi o...
  • Youtube’a erişim engellendi!?
  • Evet şaka değil, resmen yargı kararıyla erişim engellendi. Çoğu kişi adresi yazdıklarında yukarıda...
  • ADSL, web servisleri derken…
  • Adsl tarifesi nasıl yayınlanır? Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde genişbant internet fırt...



    5 Yorum

    1. ışıl şen
      1

      Harika bir konu! Son günlerde en çok tartışılan ve ilerleyen günlerde daha da tartışılması artacak gibi gözüküyor.Şahsım adına girerken bu yönlerini gözardı ettiğim , girdiğim için ayrıca T.C. Kimlik Numaramı verdiğim için pişman olduğum bir site.Ama ne yazıkki insanların diğer insanların ilişkilerine kadar öğrenebildiği, bu aşırı merak duyguları ne yazıkki , bu bilgilerle kişilik haklarının ileride suistimal edilebilme olasılığı karşısında baskın olduğu için bu suistimallerin farkında bile olamayabiliyorlar.Eski arkadaşlık sitelerinin günümüze uyarlanmış yeni sömürü arkadaşlık biçimi.

      Bu yoruma cevap yazın.
    2. ilknur şen
      2

      Facebook hakkında bir yetişkin olarak hiç olumlu düşünmediğimi ben de belirtmek isterim.7den 70 e herkesin müptela olduğu çok ilkesiz bir program.Çalıştığım ortamda harıl harıl birbirini arayıp yazışmalarla zamanını boşa harcayan nitelikli arkadaşlkarımın bu sistem alışkanlığını anlayamıyorum ve çok sakıncalı yazışmalara da tanık oluyorum.Bana uymuyor.Dilerim insanlar ne yaptıklarının farkındadırlar.Çocukluk fotoğraflarından tutun evliliğk fotoğraflarına kadar koymuşlar inanılmaz bir aymazlık.Bu konuya değindiğiniz için teşekkür ederim.

      Bu yoruma cevap yazın.
    3. serk@n
      3

      Aslında, herkesin nette sakladığı isim soyisimleri, resimleri, geçmişleri kuzu kuzu facebook’a vermeleridir garip olan bence. Facebook sonuçta ticari bir mevzu ama yarattıkları bu ilüzyon herkesi düşürdü ardı ardına. Haa elbette gelip geçici bir heves.

      Sitenizi Limkte gördüm çok başarılı buldum, rss takibine aldım.
      Yorum mevzusunu da takmayınız :)

      Bu yoruma cevap yazın.
    4. mzffer
      4

      Bu heves bittiğinde bütün kişisel bilgilerimiz ele geçirilmiş olacak. Geçenlerde kayıt olmuştum bir baktım ki hiç savunamayacağım fikirleri savunuyordum.

      Kendi sitesinden: mzfferBu “başarı†dedikleri şey

      Bu yoruma cevap yazın.
    5. gül
      5

      komplo teorisi gibi geliyor bana ben korkmuyorum feysbuktan açıkcası

      Bu yoruma cevap yazın.

    Yorum Yazın!

    (Yorumunuza site adresinizi de eklerseniz, yorumunuzun hemen altında kendi sitenizde yazdığınız en son konunun başlığı bağlantı olarak gösterilecektir)

    XHTML: Bu tagları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>