Web 2.0 Kategorisi Arşivi
Şubat 6, 2008 · Kategori: Web 2.0, İnternet
Hazır Facebook ortalıkta büyük abi edalarında gezinirken, daha yararlı mecralarda dolaşan sosyal sitelere de göz atmak boynumun borcu oldu.
Shelfari.com kitap severlerin sosyal ağı olarak nitelendirilebilir. Sahip olduğunuz, okuduğunuz ya da okuyacağınız kitapları listenize ekliyorsunuz ve aynı kitaplarla ilgilenen kişi yada gruplara ulaşabiliyorsunuz. Daha da güzeli kitap almadan önce konuyla ilgili gruplardan ve ya direk olarak insanlardan yorum alabiliyorsunuz. Mesela aşağıda benim kitaplığımdan bir parça var:
Tabi Shelfari’de Facebook’taki kavramların hiçbiri yok. Eski sevgilinizin şu an hangi kitabı okuduğunu merak ediyorsanız, eh tam yeri sayılabilir. Fakat kesinlikle benim araştırdığım süre içinde hiç “Rakı masasında kitap okuyalım”, “Kitapları alıp suratlarımıza fırlatalım” gibi grup yada eklentilere rastlamadım :).
Bu arada bizde böyle bir sosyal site var mı? Yoksa çok büyük bir kitle benzer bir Türkçe site için hazır bulunuyordur eminim.
Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!
Ocak 18, 2008 · Kategori: Web 2.0, Yazılım, İnternet
Yazıyı yazmadan önce ne söylemeli diye çok düşündüm. Google Docs‘la Google’ın ve Zoho‘nun internet üzerinden sunduğu ofis araçlarını denedikten sonra gerçekten insanın Microsoft Office Live Workspace hakkında söyleyecek birşey bulması zor. Hatta, o aradaki Live ve Office kelimelerini nasıl biraraya getirmişler, bunu bile açıklayamıyorum. Hayır benim suçum değil arkadaşlar. Microsoft mühendislerinin de suçu değil. Eminim ellerinden gelenin onda birini sergilememişlerdir. Bu canlımsı ofis ortak alanı, Microsoft’un hala internete bakış açısının ne kadar yanlış olduğunu kanıtlıyor.

Devamını okuyun »
Aralık 30, 2007 · Kategori: Web 2.0, İnternet
Meşhur Web 2.0 kelimesi icabı, son yıllarda tüm interneti sosyal ağ, ortak özellik ve arkadaşlık siteleri sarmış durumda. İnternet sakinleri olarak, çocukluk günlerimize dönme, iş arkadaşlarımızı internetten tekrar keşfetme gibi konularda hayatımızın önemli bir kısmını geçirir olduk. Öte yandan ise, bilgiye ulaşma çabamız da son hızıyla sürüyor. Sosyal ağ sitesine örnek Facebook olacaksa, bilgi ağına en önemli örnek de çoğunuzun bileceği gibi
Wikipedia olacaktır. Arkadaşlara ulaşmak bir nevi basit bir mantık da olsa da (ki arkadaşlarınız sosyal ağlarda eğer üye olurlarsa varlar)
hangi bilginin internette var olacağı ve nasıl yer alacağı hala çok tartışılıyor.
Devamını okuyun »
Aralık 18, 2007 · Kategori: Web 2.0, İnternet
Sanırım Facebook’tan haberi olmayan yoktur. Bu, eski arkadaşlarınıza kavuşabileceğiniz, onların hangi filmleri izlediğini, hangi kitapları okuduğunu öğrenebileceğiniz, onlara bira ısmarlayıp suratlarına pasta fırlatabileceğiniz, sevgilinizin 978 arkadaşından 897’sinin erkek olduğunu görüp bir de üstüne onu rakı sofrasında kebap yerken basabileceğiniz sosyal platforma üye olmayan nerdeyse kalmadı. Peki, bütün kişisel bilgilerimizi hiç düşünmeden verdiğimiz Facebook ne kadar masum hiç düşündünüz mü? Hele ki son zamanlarda akıl almaz bazı girişimler yaptı ki, hala bu kadar üyeden neden ses çıkmaz anlamak mümkün değil. Hepimiz Facebook’un eğlenceli yanlarını biliyoruz, gelin bir de bardağın boş kısmına bakalım.
1- Akıl almaz reklamcılık girişimi: Beacon
Beacon Facebook’un ve de internet tarihinin en akıl almaz reklamcılık girişimi oldu. Beacon sistemi Facebook ve onunla işbirliği yapan diğer firmalar arasında bilgi alışverişini mümkün kılan bir iletişim sistemi. Facebook’la anlaşan firmalar (internet sitesi olan herhangi bir firma olabilir) sayfalarına uğrayan kişilerin hangi ürünleri satın aldıklarını, nelere baktıklarını, daha doğrusu herşeyi Facebook’a yolluyor. Facebook da bu bilgilere dayanarak sizin Facebook’taki sayfanızda reklam yayınlıyor. Örnekle açıklarsak, diyelimki Sony’den bir kamera aldınız ve daha sonra bir gün Facebook’a giriş yaptınız. Yaptığınız alışverişle ilgili tüm bilgiler Facebook veritabanına kopyalanıyor ve bu kamerayı sevdiğiniz sayfanızda yayınlanabiliyor. Böylece arkadaşlarınız sizin başka sitelerde ne yaptığınızı Facebook üzerinden izlemiş oluyor. Ne güzel değil mi? Bu sistemle Facebook üzerinden kontrol edemeyeceğiniz derecede kişisel bilgiler (çünkü bu bilgileri başka bir sitede verdiniz!) yayınlanmış oluyor yada yayınlanacağı günü bekliyor.
Hala Beacon’un gelmiş geçmiş kişisel haklara en saygısız sistem olduğuna tatmin olmadınız mı? O zaman dinleyin: bu sistemden tamamen çıkmak gibi bir hakkınız da yok!. Facebook üzerinden Beacon sistemini devreden çıkarabiliyorsunuz fakat diğer sitelerden Facebook’a bilgi akışını durdurma gibi bir seçenek yok. Yani, Facebook hala sizinle ilgili ama başka sitelerden gelen bilgileri elinde tutuyor. Bu sistemle ilgili eleştirileri geçen hafta Facebook blogunda yanıtlayan küçük ceo ise herşeyden bahsedip özür diledi ama bilgileri sakladıkları eleştirisine dokunmadı bile.
2- E-posta şifrenizi verin arkadaşlarınız bulalım

Bir dahiyane fikir daha. Facebook eğer e-posta şifrenizi verirseniz size arkadaşlarınızı bulabiliyor. Size bir şey söyliyeyim mi? Bana e-posta şifrenizi verirseniz ben de bulabilirim. Herkesten sır gibi sakladığımız şifremizi verebileceğimizi hangi mantıklı sebebe dayandırabilirsiniz? Önemli bir nokta daha var, Google hesap ayarlanızda bir kaç değişiklikle, 3.parti sitelerin sizin e-mail hesabınızdaki belirli alanların görebilmesine izin verebiliyorsunuz. Yani, Facebook mühendisleri istese, sizi bu konuda bilgilendirebilir ve bu yöntemi kullanabilir. Bu yöntemle Facebook’a şifrenizi vermenize gerek kalmaz ve sadece istediğiniz bilgilerin Facebook’a geçmesini sağlayabilirsiniz. Fakat şimdiki sistemle eğer e-posta şifrenizi verirseniz, Google’ın sizinle ilgili tuttuğu neredeyse tüm e-posta, kişisel site istatistikleri, arama geçmişi Facebook’a da geçmiş oluyor.
Devamını okuyun »
Aralık 2, 2007 · Kategori: Web 2.0, İnternet

Yine uzun bir aradan sonra tekrar yazmaya başlamak çok keyifli. Geçen süreden vesaireden bahsetmeden konuya geçmek istiyorum; bildiğiniz gibi yeni nesil internet sitesi kavramı şu sıralar web 2.0 başlığı altında kavrulup gidiyor. Daha kullanışlı ve günlük yada iş yaşamımızda daha güçlü yer edinecek çok hoş siteler de gözlere çarpmaya başladı. Bu yüzden her hafta web 2.0 furyasından birkaç siteye göz atmayı düşündüm. İlk haftaya bir siteyle başlayalım.
Devamını okuyun »
Sayfa 1 / 11