<?xml version="1.0" encoding="CP1254"?>
<!-- generator="wordpress/2.2.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Bilgiselhayat &#187; Teknoloji</title>
	<link>http://www.bilgiselhayat.com</link>
	<description>Hayata eklenti teknik bilgiler, vesaire...</description>
	<pubDate>Sun, 11 May 2008 17:36:45 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>DVD Savaşları, Microsoft Office Live ve senaristlerin grevi&#8230;</title>
		<link>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/dvd-savaslari-microsoft-office-live-ve-senaristlerin-grevi/</link>
		<comments>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/dvd-savaslari-microsoft-office-live-ve-senaristlerin-grevi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jan 2008 10:23:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evren</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
<category>teknoloji</category><category>Uncategorized</category><category>Yazılım</category><category>İnternet</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiselhayat.com/index.php/dvd-savathlary-microsoft-office-live-ve-senaristlerin-grevi/</guid>
		<description><![CDATA[Bilgiselhayat&#8217;ın neredeyse ikinci senesini devirirken farkettim ki, ortalık hiç durulmayacak.  Tam şöyle  sessiz bir hafta geçirmenin planlarını yaparken, Blu-ray HD-Dvd savaşında Sony lehine olan gelişme, Microsoft&#8217;un Online Office sitesini belli oranda açması ve Hollywood&#8217;taki senarist grevi, tüm beklentilerimi altüst etti diyebiliriz.
Öncelikle, blu-ray teknolojisiyle Sony şimdiki DVD&#8217;lerin yaklaşık 10 misli veriyi taşıyan medyasını birkaç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="top" />Bilgiselhayat&#8217;ın neredeyse ikinci senesini devirirken farkettim ki, ortalık hiç durulmayacak.  Tam şöyle  sessiz bir hafta geçirmenin planlarını yaparken, Blu-ray HD-Dvd savaşında Sony lehine olan gelişme, Microsoft&#8217;un Online Office sitesini belli oranda açması ve Hollywood&#8217;taki senarist grevi, tüm beklentilerimi altüst etti diyebiliriz.</p>
<p>Öncelikle, blu-ray teknolojisiyle Sony şimdiki DVD&#8217;lerin yaklaşık 10 misli veriyi taşıyan medyasını birkaç yıl önce duyurmuştu. Blu-ray&#8217;in tam karşısında ise aynı oranda veriyi taşıyabilen fakat farklı teknoloji kullanan Toshiba&#8217;nın HD-DVD formatı yer alıyor. Bu iki teknolojiye kayıtsız kalmak mümkün değil çünkü birkaç yıl içinde şu anki kullandığımız DVD çalar ve DVD&#8217;lerimizi tarihe gömecekler. Peki hangisi standart olacak? Yıllar önceki video kasetlerindeki durumu hatırlarsanız; Sony, JVC&#8217;nin VHS&#8217;si karşısındaki ürünü olan Betamax&#8217;la piyasayı kaybetmişti. Bu uzun süre alan ve ağır yenilgi, Sony&#8217;ye blu-ray ile ne kadar dikkatli olması gerektiğini sürekli hatırlatıyor olması gerek. Geçen günlerde Warner Bros&#8217;un yeni nesil DVD formatı olarak blu-ray&#8217;i kullanacağını ilan etmesiyle, Sony sanırım son yıllardaki en rahat nefesini aldı. Dünyadaki en büyük video yapımcısı olan Warner Bros&#8217;un blue-ray&#8217;i seçimi karşısında, Toshiba tarafından &#8220;durumu izliyoruz&#8221; yorumu geldi. Video ve müzik piyasası hala internet üzerinden satışı tartışıyor olsa da, tüketicilerin somut bir ürün görme isteği, video ve müziği barındıran medya üzerindeki popülariteyi yüksek seviyede tutuyor.</p>
<p>İkinci konuya gelirsek; Microsoft, Google&#8217;ın internet üzerinden sunduğu ofis araçlarına, şu anki piyasa lideri olan Microsoft Office&#8217;e güvenerek tatmin edici olmayan bir servisi başlatmak üzere. Bir süredir test kullanıcılarıyla testleri sürdürülen Microsoft Office Live, bırakın Google Documents (Google&#8217;ın internet üzerinden kullanılabilen ofis araçlarını içeriyor) &#8216;e yaklaşmayı, dikkatli düşünülünce, internet üzerinden çalışma anlamını içeren Live kelimesinin hakkını bile tam olarak veremiyor. Neden mi? Sıkı durun. <a href="http://officelive.com/" target="_blank">İnternet üzerinden Microsoft Ofis araçlarını</a> kullanmak isterseniz, dökümanlarla oynayacağınız bilgisayarda Microsoft Ofis kurulu olmalı (Buradaki bağlantıdan <a href="http://officelive.com/" target="_blank">beta testleri</a> için kayıt olabilirsiniz). Değilse, sadece çok kısıtlı döküman izleme yeteneklerinden başka yapabileceğiniz hiçbir şey yok! Bir de dökümanlarınızı paylaşabiliyorsunuz, hakkını yemeyelim. Gerçi hala piyasadaki liderliği ve kullanıcıların ofis kavramını bilgisayarlarındaki kurulu yazılım olarak düşünmeleri, Microsoft&#8217;u zorlayacak adımlar attırmıyor. Ayrıca, Amerikalı internet kullanıcılarının katıldığı <a href="http://www.downloadsquad.com/2007/12/17/study-73-of-americans-have-never-heard-of-google-docs/" target="_blank">ankette</a>  online ofis araçlarının varlığından haberdar (kullanan değil) kesmin sadece %20 de kalması, kullanıcıların hala kendi bilgisayarlarındaki yazılımları bırakmak istemediklerini ortaya koyuyor.</p>
<p>Son olarak ise, teknolojiyle çok alakalı olmasa da, en azından blog yazarlarının ve eminim okuyucuların boş zamanlarını onları izleyerek keyifle geçirdikleri hollywood dizileri senaristlerinin grevi gerçekten can cıkmaya başladı. Bir çok dizinin sezon ortasında alışılagelmedik aralar vermesinin sebebi olan, senaristlerle yapımcıların anlaşmazlığı sonucu ortaya çıkan senarist grevi hala sürüyor. Kendi adıma &#8220;<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=how+i+met+your+mother" target="_blank">How I met your mother</a>&#8221; seanslarımı geri istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/dvd-savaslari-microsoft-office-live-ve-senaristlerin-grevi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ADSL, web servisleri derken&#8230;</title>
		<link>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/adsl-web-servisleri-derken/</link>
		<comments>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/adsl-web-servisleri-derken/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 11:55:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evren</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
<category>teknoloji</category><category>İnternet</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiselhayat.com/index.php/adsl-web-servisleri-derken/</guid>
		<description><![CDATA[
Adsl tarifesi nasıl yayınlanır?
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde genişbant internet fırtınası çok düşük fiyatlarla süredursun, bizde hala telekomun borusu nasıl öterse öyle devam eden bir hava sözkonusu. Birkaç gün önce de yeni adsl tarifeleri duyuruldu. Dikkatimi çeken ise hiçbir sitenin ya da gazetenin telekomun indirim haberini detaylı olarak vermemesi oldu. Bizim bilişimle çok ilgili sitelerimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="top" /><a href="/pics/telekomadsl.jpg"><img src="/pics/telekomadsl.jpg" title="adsl sayfası" alt="adsl sayfası" align="left" height="261" width="250" /></a></p>
<p><em><strong>Adsl tarifesi nasıl yayınlanır?</strong></em></p>
<p>Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde genişbant internet fırtınası çok düşük fiyatlarla süredursun, bizde hala telekomun borusu nasıl öterse öyle devam eden bir hava sözkonusu. Birkaç gün önce de yeni adsl tarifeleri duyuruldu. Dikkatimi çeken ise hiçbir sitenin ya da gazetenin telekomun indirim haberini detaylı olarak vermemesi oldu. Bizim bilişimle çok ilgili sitelerimiz ve gazetelerimiz, sadece telekomun kendi resmi açıklamasının kopyasını sayfalarına koymuşlardı. Bu açıklamadan &#8220;yüzde&#8221; kelimesinin çok söylenmekten anlamını kaybetmesi dışında  bir şey kapan varsa lütfen söylesin. Telekomun kendi adsl sitesi ise daha beter. Sayfalarına, 3 yaşında bir çocuğun word de yazdığını düşündüğüm bir yazı koymuşlar. İbret olsun diye yayınlıyorum. Dikkatinizi çekerim bu yazının olduğu sayfa servis sağlayıcı olduğunu iddia eden bir firmanın sitesinde yer alıyor. Gerçi siteleri de evlere şenlik ya neyse. Adsl ücretleri için bakabileceğiniz adres ise <a href="http://www.turktelekom.com.tr/webtech/default.asp?sayfa_id=487">burada</a>, aramaktan harap düşmeyin arkadaşlar. Hepsini bilişim ve internet kelimelerinin karizmasına uygun davrandıkları için tebrik etmek lazım. Aslında, &#8220;annemizi seveni biz de severiz&#8221; konu başlıklı seçim sonuçlarını gördükten sonra, internet kullanıcılarına gösterilen saygının ve alakanın daha fazlasını beklemek hayal olur.</p>
<p><a href="http://www.informationarchitects.jp/slash/iA_WebTrends_2007_2_1024_768.gif"><img src="/pics/iA_WebTrends_1024_768.gif" align="top" height="300" width="320" /></a></p>
<p><em><strong>Adsl&#8217;den web servislerine&#8230; </strong></em></p>
<p>Biz hala bütçeye uygun olsun diye kotalara mahkum olurken, internetin diğer tarafında ise web servisleri uçar adım gitmekte. Neredeyse bütün sosyal arkadaşlık siteleri, bloglar ve içerik siteleri birbirlerine bir şekilde entegre olmuş durumdalar. Eski üniversitenizdeki arkadaşlarınızla bağ kurabildiğiniz sosyal iletişim siteleri nerdeyse ayakkabı bağları kırmızı olanları da ortak noktaları olduğu için birbirine bağlayacak. Bu kadar yoğun trafik içinde ise en iyi ve en güzel (artık yararlı demiyorum bile) siteleri bulmak gittikçe zorlaşıyor. Geçenlerde karşıma çıkan bir sitede ise bu yoğun internet trafiğinin bir haritasını hazırlamışlar. Şöyle bir bakın bakalım hangi siteler bu trafik metropolünde caddelerin köşebaşlarını tutuyorlar. Haritanın daha değişik versiyonlarını görmek için <a href="http://www.informationarchitects.jp/ia-trendmap-2007v2#more-403">sitesine</a> göz atabilirsiniz.</p>
<hr><h2>2 Comments</h2> <ul><li><p><a href="http://www.bilgiselhayat.com/index.php/adsl-web-servisleri-derken/#comment-834">3 Ağustos, 2007</a>, <a href='http://www.theconquestofthepolyconsoler.blogspot.com' rel='external nofollow'>The Conquest of the Polyconsoler</a> :</p><p>E bu uygulamaya geçildi mi şimdi ya anlamadım ben!!!</p></li><li><p><a href="http://www.bilgiselhayat.com/index.php/adsl-web-servisleri-derken/#comment-835">3 Ağustos, 2007</a>, admin :</p><p>Geçilmiş canım arkadaşım ama kotalı tarifeler için pek bir indirim yok.</p></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/adsl-web-servisleri-derken/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Geçen haftanın dikkat çekenleri</title>
		<link>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/gecen-haftanin-dikkat-cekenleri/</link>
		<comments>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/gecen-haftanin-dikkat-cekenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2007 15:09:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evren</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PSP]]></category>

		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<category><![CDATA[Haftanın...]]></category>
<category>Haftanın...</category><category>PSP</category><category>teknoloji</category><category>Yazılım</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiselhayat.com/index.php/gecen-haftanyn-dikkat-cekenleri/</guid>
		<description><![CDATA[Bir hafta boyunca yine binbir çeşit internet sitesi gezdikten ve haber okuduktan sonra, neyin önemli neyin gereksiz olduğunu ayırtetmek zorlaşıyor. Bazen öyle yazılar okuyorum ki, tam işte bu belirtilecek bir konu derken, başka bir sitede ya aynı gelişmenin aylar önce zaten gerçekleştiğini görüyorum ya da yazının tamamen kulaktan duyma olduğunu hissedip siteye koymaktan vazgeçiyorum. Yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="top" />Bir hafta boyunca yine binbir çeşit internet sitesi gezdikten ve haber okuduktan sonra, neyin önemli neyin gereksiz olduğunu ayırtetmek zorlaşıyor. Bazen öyle yazılar okuyorum ki, tam işte bu belirtilecek bir konu derken, başka bir sitede ya aynı gelişmenin aylar önce zaten gerçekleştiğini görüyorum ya da yazının tamamen kulaktan duyma olduğunu hissedip siteye koymaktan vazgeçiyorum. Yine de, benim için ortalamanın üzerinde öneme sahip bazı haberleri yazmadan edemeyeceğim.</p>
<p>Geçen hafta ilk gözüme çarpan haber, daha dumanı üzerinde işletim sistemi olan windows vistanın yerini alacak &#8220;Windows 7&#8243; adlı yeni sistemin açığa çıkması oldu. Henüz sadece ismi ortalıklarda dolanan, içeriği hakkında doğal olarak pek bir bilgi olmayan gelişme.</p>
<p>İkinci olarak dikkatimi çeken; opera&#8217;nın güvenlik açıklarını kapattığı <a href="http://www.opera.com" title="opera'nın son sürümü">9.22</a> sürümünü açıklaması. Ortalıkta daha firefox vs yokken sekmeli sörf keyfini yaşatan, firefox&#8217;un eklentilerle sunduğu hemen herşeyi zaten üzerinde barındıran tarayıcıyı denemenizi öneririm.</p>
<p><a href="/pics/windirstat2.JPG" rel="lightbox"><img src="/pics/windirstat.JPG" title="windirstat" alt="windirstat" align="left" height="261" width="261" /></a>Gelişmelere ek olarak geçen hafta yine onlarca program deneyip, biri haricinde hepsini bilgisayarımdan kaldırdım. Hala duran ve kullanmaktan çok hoşlandğım bir tanesi var ki eminim sizin de hoşunuza gidecektir. <a href="http://windirstat.info/" title="windirstat">WinDirStat</a> adlı açık lisanslı olan yazılım, diskinizin kullanım istatistiklerini değişik görselliklerle gösteriyor. Disklerinize kuşbakışı bakıp, dosyalarınızı haritada incelermiş gibi izleyebiliyorsunuz.Solda gördüğünüz renkli kutuların hepsi diskinizde yer kaplayan dosyalara denk geliyor. Kutuların üzerinde tıkladığınızda hangi dosya olduğunu görebiliyorsunuz.</p>
<p><img src="/pics/acecombat_x.jpg" align="left" height="240" width="360" /> Ayrıca, iş güç derken az da olsa vakit ayırdığım yeni psp oyunları oldu. Bunlardan ilki harcadığım dakikalara pişman olduğum <a href="http://www.gamespot.com/psp/action/transformersmovie/index.html?tag=result;title;6">transformers the game</a> &#8216;di. Çocukluğumdan hevesle kurduğum oyun, grafiklerinden tutun, konusuna kadar tamamen bir hayal kırıklığıydı. İkinci ve bayıldığım oyun ise <a href="http://www.gamespot.com/psp/sim/acecombatxskiesofdeception/index.html">Ace Combat X: Skies of Deception</a> adlı savaş uçağı simülasyonu. Ben daha önce pc de bile bu kadar zevkli bir simülasyon oyunu oynadığımı hatırlamıyorum. Grafikler mükemmele yakın. Oyun esnasında uçuşunuzu çeşitli açılardan izleyebilme özelliği harika. Gündüz, gece uçuşları derken saatlerinizi  hiç sıkılmadan geçirebilirsiniz. Simülasyon severler kaçırmamalı.</p>
<p>İşte böyle. Gelecek hafta bakalım neler göreceğiz. Görüşmek üzere arkadaşlar&#8230;</p>
<hr><h2>1 Comments</h2> <ul><li><p><a href="http://www.bilgiselhayat.com/index.php/gecen-haftanin-dikkat-cekenleri/#comment-830">28 Temmuz, 2007</a>, admin :</p><p>Windirstat  programından bahsetmiştim ama bugün bir sitede daha kullanışlı bir program hakkında yazı okudum. Disk üzerindeki dosyalarını takip etmek isteyenler bir de <a href="http://www.sixty-five.cc/sm/" rel="nofollow">Spacemonster</a> adlı programı denesinler. Bu program, windirstata ek olarak grafikler üzerinde dosyalarınızın ismini gösteriyor. Konuyla ilgilenenler kesin denemeli.</p></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/gecen-haftanin-dikkat-cekenleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul, tarih ve bilgisayar&#8230;</title>
		<link>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/istanbul-tarih-ve-bilgisayar/</link>
		<comments>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/istanbul-tarih-ve-bilgisayar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jul 2007 13:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evren</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>
<category>Genel</category><category>teknoloji</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiselhayat.com/index.php/ystanbul-tarih-ve-bilgisayar/</guid>
		<description><![CDATA[Son bir kaç gündür, işimde hiç yaşamadığım bir tecrübeyi (tecrübe hafif bir tanım olsa da) tatma imkanı buldum. Tarihi bir mekanda çalışmak, daha ayrıntılı olarak; tarihi bir mekanda bilgisayarlarla uğraşmak!. Oturup düşündüğünüzde hayal edemeyeceğiniz bir konu olduğunu sanıyorum, en azından ben hayal etmemiştim. Geçen hafta, İstanbul'da yüzyılların tanıklık ettiği odalarda çalıştım; imparatorların, onların askerlerinin, haber yetiştirmeye gelen postacıların ayak bastığı merdivenlerden yürüdüm. İlk bakışta anlamsız gelebilir ama, tarih kokan odalarda internet, windows ve ağ gibi teknik konularla uğraşınca, garip bir hal alıyor binlerce kıvrımlarla dolu olan ama bu kıvrımları her zaman iyiye çalıştırmayan beyin. Zamanında o odalarda yaşayan insanlar acaba içi çiplerle dolu olan cihazların masalarda yerini alacağını hiç düşünmüşler midir, bilmiyorum. İşte böyle karmaşık düşüncelerle dolu olan bir iş haftası geride kaldı. Tarih dolu mekanlardan kolumun altında laptopla dolaşıp, akşam boğaza kendimi attım resmen. Padişah kayıkları kıyıda yavaş yavaş ilerlerken, kulağımda brainstorm'dan "lonely feeling" ve ardından pilli bebeğin "anlıyorum" u.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="top" />Son bir kaç gündür, işimde hiç yaşamadığım bir tecrübeyi (tecrübe hafif bir tanım olsa da) tatma imkanı buldum. Tarihi bir mekanda çalışmak, daha ayrıntılı olarak; tarihi bir mekanda bilgisayarlarla uğraşmak!. Oturup düşündüğünüzde hayal edemeyeceğiniz bir konu olduğunu sanıyorum, en azından ben hayal etmemiştim. Geçen hafta, İstanbul&#8217;da yüzyılların tanıklık ettiği odalarda çalıştım; imparatorların, onların askerlerinin, haber yetiştirmeye gelen postacıların ayak bastığı merdivenlerden yürüdüm. İlk bakışta anlamsız gelebilir ama,  tarih kokan odalarda internet, windows ve ağ gibi teknik konularla uğraşınca, garip bir hal alıyor binlerce kıvrımlarla dolu olan ama bu kıvrımları her zaman iyiye çalıştırmayan beyin.  Zamanında o odalarda yaşayan insanlar acaba içi çiplerle dolu olan cihazların masalarda yerini alacağını hiç düşünmüşler midir, bilmiyorum. İşte böyle karmaşık düşüncelerle dolu olan bir iş haftası geride kaldı. Tarih dolu mekanlardan kolumun altında laptopla dolaşıp, akşam boğaza kendimi attım resmen. Padişah kayıkları kıyıda yavaş yavaş ilerlerken, kulağımda brainstorm&#8217;dan &#8220;lonely feeling&#8221; ve ardından pilli bebeğin &#8220;anlıyorum&#8221; u. Akılda iş, müzik, boğazın güzelliği, gülümseyen insanlar ve gece planlanan psp seansları. Psp demişken, <a href="http://www.pspfanboy.com/">bu siteye</a> de göz atın derim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/istanbul-tarih-ve-bilgisayar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Apple, elektronik karpuz yapsa yiyeceğiz&#8230;</title>
		<link>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/apple-elektronik-karpuz-yapsa-yiyecegiz/</link>
		<comments>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/apple-elektronik-karpuz-yapsa-yiyecegiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jul 2007 13:05:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>evren</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
<category>apple</category><category>iphone</category><category>teknoloji</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgiselhayat.com/index.php/apple-elektronik-karpuz-yapsa-yiyecedhiz/</guid>
		<description><![CDATA[ Uzun süredir beklenilen (daha doğrusu amerikalıların bekledikleri) apple meyvesinin raflarda yerini aldığını biliyorsunuz.Dün gece yarısı satışına başlanan iphone için, bir gün öncesinden sabah kuyrukta yerini alanlar bile oldu. Bu kuyruklar sadece tüketicilerin merakıyla olmuyor elbet. Aylar öncesinden cancanlı fotoğraflar, reklamlar ve ilk iphone sahiplerine verilecek ödüller (popülarite) biraraya gelince, zaten yeni çıkan herşey için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="top" /> <img src="/pics/iphone_kuyruk.jpg" title="iphone sırası" alt="iphone sırası" align="left" height="259" width="214" />Uzun süredir beklenilen (daha doğrusu amerikalıların bekledikleri) apple meyvesinin raflarda yerini aldığını biliyorsunuz.Dün gece yarısı satışına başlanan iphone için, bir gün öncesinden sabah kuyrukta yerini alanlar bile oldu. Bu kuyruklar sadece tüketicilerin merakıyla olmuyor elbet. Aylar öncesinden cancanlı fotoğraflar, reklamlar ve ilk iphone sahiplerine verilecek ödüller (popülarite) biraraya gelince, zaten yeni çıkan herşey için bir gece öncesinden kuyruğa girmeye meraklı insanlar, iphone için haliyle aynı eylemi yaptılar. Bütün dergiler, internet siteleri aylardır bu hengamenin içinde dönüp duruyorlar. Apple&#8217;ın en büyük payı aldığı bu yapay şenlik ortamından ne kadar kırparlarsa o kadar iyi çünkü. Bir nevi kendin pişir kendin ye durumu.</p>
<p>Evet kabul ediyorum, iphone çok şık bir cihaz. Daha önce uygulanmamış dokunmatik ekranı bile büyük bir gelişme sayılabilir. Dahası? Apple bu üründe yaklaşık 3000 lisanslı teknoloji kullandığını açıklamıştı. Ama son yapılan incelemere baktığımızda bazı temel özelliklerin bile bir şekilde bulunmadığı bir aletten bahsediliyor. Kamerası ortalama bir cep telefonununkinden farksız, ses kalites idare eder vs&#8230; Aslında hiç biri önemli değil. Eninde sonunda bu iphoe&#8217;da bir telefon. Sadece bir telefon. İçine hoşluklar yerleştirilmiş bir te-le-fon.</p>
<p>Bu kadar ortalığı duman edecek, günler, aylarca gündemi işgal edecek ne var? Arkasında Apple olması bunun en büyük sebeplerinden biri. Neredeyse her piyasaya çıkardığı cihaz inanılmaz bir ilgiyle karşılanıyor. Apple&#8217;da bu ilgiyi mükkemmel kullanıyor, kabul edelim. Hatta iphone satışa çıkmadan önce, kuyruklarının oluşmasından tereddüt eden yönetimin, ne olur ne olmaz diye yapay kuyruklar oluşturmayı bile düşündüğü konuşuluyor. Bu ilginin ve şaşalı günlerin tabiki halka ve alım gücüne de bağlı olduğu bir gerçek. Ülkemizde iphone kuyruğunun oluşması için en fazla 50 liradan satılması gerekirdi. Yine de bir telefonun bu kadar insanı bu derece etkilemesi, gelecek için beni endişelendiriyor. Apple karpuz çıkarsa ve kesmece bunlar diyerek satışa çıkarsa, eminim yine binlerce insan kuyruklarda olacak. Neyse, aslında bizde de şöyle eğlenceli bir sebep için bir kuyruk olsa da (fatura, banka vs kuyruğu olmayan) arkadaşlarla şen şakrak beklesek. &#8220;Şişt, araya girmeyin hocam!&#8221; desek birbirimize. Kuyruk yanlarında bitiveren kokoreççi ve köftecilerden yemek yesek. Bizim kuyruklar daha güzel olurdu&#8230;</p>
<hr><h2>2 Comments</h2> <ul><li><p><a href="http://www.bilgiselhayat.com/index.php/apple-elektronik-karpuz-yapsa-yiyecegiz/#comment-826">3 Temmuz, 2007</a>, <a href='http://www.theconquestofthepolyconsoler.blogspot.com' rel='external nofollow'>The Conquest of the Polyconsoler</a> :</p><p>Aslında bir markanın, tüketicisi üzerinde bu kadar şiddetli bir şekilde bağımlılık yaratması takdire şayan bir durum olarak da görülebilir. Apple'ın son sürprizi olan iPhone, aslında batarya durumu göz önüne alındığında çok da ideal bir seçenek değil. Aleti hem bir iPod, hem de telefon olarak kullanmak isteyenler, büyük ihtimalle her gün şarj etmek zorunda kalacaklar. Ama müşteri ve marka sadakati dediğimiz şey de burada devreye giriyor; marka imajı, (mesela Apple için, "sade", "modern", "pratik", "kaliteli" vb...) tüm bunların görmezden gelinmesine nedeni oluyor. iPod sahibi insanlar, "MP3 Player" tanımını hiç kullanmıyorlar; Mac sahipleri ise "bilgisayar" kelimesini... İPhone da "cep telefonu" kavramını unutturacak. Çünkü onlar için bu aletler, sadece bir ihtiyaç değil; aynı zamanda birer yaşam kalitesi, statü, kişilik  vb... göstergesi. Tabi bunu sağlayan şey ise Apple'ın inanılmaz derecede başarılı iletişim politikası. (Ve ürünlerin hak yenilemeyecek kalitesi) Başka çok az marka, müşterisi ile böyle duygusal bir bağ oluşturabilmiştir aralarında. Tabi bu ilişkinin temelinde de iyi bir ürün olduğu unutulmamlıdır. Çünkü ürün tatmin edici değilse, gerisi hikayedir. Öyleyse  Apple'ın bu başarısını alkışlamak lazım değil mi?</p></li><li><p><a href="http://www.bilgiselhayat.com/index.php/apple-elektronik-karpuz-yapsa-yiyecegiz/#comment-827">8 Temmuz, 2007</a>, admin :</p><p>Katılıyorum canım arkadaşım. Ancak iyi ürünler, tüketiciyle duygusal bir bağ yaratabilir.</p></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgiselhayat.com/index.php/apple-elektronik-karpuz-yapsa-yiyecegiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
