Uzun süredir beklenilen (daha doğrusu amerikalıların bekledikleri) apple meyvesinin raflarda yerini aldığını biliyorsunuz.Dün gece yarısı satışına başlanan iphone için, bir gün öncesinden sabah kuyrukta yerini alanlar bile oldu. Bu kuyruklar sadece tüketicilerin merakıyla olmuyor elbet. Aylar öncesinden cancanlı fotoğraflar, reklamlar ve ilk iphone sahiplerine verilecek ödüller (popülarite) biraraya gelince, zaten yeni çıkan herşey için bir gece öncesinden kuyruğa girmeye meraklı insanlar, iphone için haliyle aynı eylemi yaptılar. Bütün dergiler, internet siteleri aylardır bu hengamenin içinde dönüp duruyorlar. Apple’ın en büyük payı aldığı bu yapay şenlik ortamından ne kadar kırparlarsa o kadar iyi çünkü. Bir nevi kendin pişir kendin ye durumu.
Evet kabul ediyorum, iphone çok şık bir cihaz. Daha önce uygulanmamış dokunmatik ekranı bile büyük bir gelişme sayılabilir. Dahası? Apple bu üründe yaklaşık 3000 lisanslı teknoloji kullandığını açıklamıştı. Ama son yapılan incelemere baktığımızda bazı temel özelliklerin bile bir şekilde bulunmadığı bir aletten bahsediliyor. Kamerası ortalama bir cep telefonununkinden farksız, ses kalites idare eder vs… Aslında hiç biri önemli değil. Eninde sonunda bu iphoe’da bir telefon. Sadece bir telefon. İçine hoşluklar yerleştirilmiş bir te-le-fon.
Bu kadar ortalığı duman edecek, günler, aylarca gündemi işgal edecek ne var? Arkasında Apple olması bunun en büyük sebeplerinden biri. Neredeyse her piyasaya çıkardığı cihaz inanılmaz bir ilgiyle karşılanıyor. Apple’da bu ilgiyi mükkemmel kullanıyor, kabul edelim. Hatta iphone satışa çıkmadan önce, kuyruklarının oluşmasından tereddüt eden yönetimin, ne olur ne olmaz diye yapay kuyruklar oluşturmayı bile düşündüğü konuşuluyor. Bu ilginin ve şaşalı günlerin tabiki halka ve alım gücüne de bağlı olduğu bir gerçek. Ülkemizde iphone kuyruğunun oluşması için en fazla 50 liradan satılması gerekirdi. Yine de bir telefonun bu kadar insanı bu derece etkilemesi, gelecek için beni endişelendiriyor. Apple karpuz çıkarsa ve kesmece bunlar diyerek satışa çıkarsa, eminim yine binlerce insan kuyruklarda olacak. Neyse, aslında bizde de şöyle eğlenceli bir sebep için bir kuyruk olsa da (fatura, banka vs kuyruğu olmayan) arkadaşlarla şen şakrak beklesek. “Şişt, araya girmeyin hocam!” desek birbirimize. Kuyruk yanlarında bitiveren kokoreççi ve köftecilerden yemek yesek. Bizim kuyruklar daha güzel olurdu…
Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!

Yazıyı beğendiyseniz, sadece benzer yazıları içeren kategoriyi RSS olarak almak için tıklayın:



(Henüz değerlendirilmemiş)
