Anasayfa E-posta yollayın!! sindicaci;ón

Archive for Şubat, 2008

Güvenlik ve kişisel bilgiler mi, pardon?

Arada düşünüyorum, şu Facebook’un bu kadar meşhur olup hayatımıza girmesi, güvenlik ve kişisel bilgilere olan duyarlılığımızı artırması bakımından iyi mi oldu acaba diye. Gerçi her zaman olduğu gibi, onları kaybettikten sonra düşünmeye başladık. Her gün elimizin altındaki elektronik cihazları kullanırken, ne kadar fazla bilgiyi başkalarına verdiğimizi düşünsenize. Cep operatörleri günün hangi dönemlerinde kimle ne kadar konuştuğunuzu, güzelim Google’da her arama sonrası gittiğiniz web sitesini, e-posta sitelerinde kime ne kadar sıklıkla posta yolladığınızı, sosyal platform sitelerinde nelerden hoşlandığınızı, kısacası nerdeyse bizimle ilgili her bilgiyi birileri bir yere kopyalıyor ve kullanıyor.

Zaman geçtikçe kişisel bilgilerin güvenliği daha da konuşulur hale gelecek emin olun. Bir kaç yıl içerisinde telefonlarımızın hemen hepsi kablosuz internete bağlanabilir hale gelecek, şehirlerdeki tüm sokaklardan sınırsızca internete bağlanabileceğiz, internet üzerinden yerlerimizi tespit edecek (ki şu an google maps üzerinden bunu yapmak mümkün) ve gideceğimiz restoranın yerini bulacağız (bu sırada nereye gideceğimiz bilgisinin kimlere geçeceğini şu an tahmin edemiyorum). Tabiki aldığımız bütün servislerin bir bedeli olacak. Bu bedel de bize kişisel reklam olarak dönecek tabiki. Bir önceki örnekten devam edersek; aynı sokağa bir sonraki girişimizde, etraftaki benzer restoran ve kafelerin reklamları cep telefonumuzun ya da bilgisayarımızın ekranına gelmiş olacak.

Ne kadar kaçmaya çalışırsanız çalışın, sistem bizi takip edecek. Çünkü bir kere kayıt oldunuz. Kaydımızı silmeye çalıştığımızda binbir zorlukla karşılacağız ve sonunda pes edeceğiz. Aslında yanımızdan ayırmadığımız o teknolojisi harikası telefonlar ve bilgisayarlar, bir nevi ensemizin arkasına yerleştirilmiş çipler haline gelecekler. Çip mi dedim. Sanırım bizim çocuklarımız bunları da görecek. Hepsine şimdiden sabır diliyorum.

Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!

Kitap kurtları için Shelfari.com

Hazır Facebook ortalıkta büyük abi edalarında gezinirken, daha yararlı mecralarda dolaşan sosyal sitelere de göz atmak boynumun borcu oldu. Shelfari.com kitap severlerin sosyal ağı olarak nitelendirilebilir. Sahip olduğunuz, okuduğunuz ya da okuyacağınız kitapları listenize ekliyorsunuz ve aynı kitaplarla ilgilenen kişi yada gruplara ulaşabiliyorsunuz. Daha da güzeli kitap almadan önce konuyla ilgili gruplardan ve ya direk olarak insanlardan yorum alabiliyorsunuz. Mesela aşağıda benim kitaplığımdan bir parça var:

Tabi Shelfari’de Facebook’taki kavramların hiçbiri yok. Eski sevgilinizin şu an hangi kitabı okuduğunu merak ediyorsanız, eh tam yeri sayılabilir. Fakat kesinlikle benim araştırdığım süre içinde hiç “Rakı masasında kitap okuyalım”, “Kitapları alıp suratlarımıza fırlatalım” gibi grup yada eklentilere rastlamadım :).

Bu arada bizde böyle bir sosyal site var mı? Yoksa çok büyük bir kitle benzer bir Türkçe site için hazır bulunuyordur eminim.

Wireless bulayım derken şehri keşfetmek

Bu haftasonu hayatımda hep görmek istediğim bir şehre seyahat etme imkanı buldum. Platonik olarak aşık olduğum şehre giderken, beynimin önemli bölümünü işgal etmiş olan interneti de beraberimde götürdüm elimde olmadan tabiki. Her an e-postaları kontrol etme isteği, şehirde bulunacak güzel yerlerin haritalarına bakma ve de birtakım önemli diğer işler, bu beynimin işgal edilmiş kısmını sürekli sıcak tutuyor. Şehri keşfetme isteği bile bu dürtüyü tam olarak yok edemiyor. Daha doğrusu edememiş. Bu malum teknolojiyi neden bu kadar hayatıma soktuğumu bilmiyorum, artık çıkarılmıyor da işin kötüsü. İşin iyisini de istiyor muyum bilmiyorum bu da doğru ya.

Gelelim internet bulma kısmına. Sizin için önemli gelir mi bilmiyorum ama bir kere internete girme fikri kafama girdiği için, güzelim şehrin enfes sokaklarında internete bağlanabileceğim bir hot spot noktası aradım sokak sokak. Bir saat kadar gezdikten sonra, interneti bulduğumda ilk bakacağım olan google maps’ten önce nerdeyse bütün sokaklarını gezdiğimi farkettim güzel şehrin. Ne güzelmiş aslında google maps öncesi hayat. Sora sora, baka baka dolaşmak.

İşin özü, internet hayatımıza öyle noktalardan giriyor ki, onu atmak hem imkansız hem de girdiği yerler insanlığın en köklü alışkanlıklarının tutulduğu yerler insan beyninde. Şehir maceram nasıl sonuçlandı diye sorarsanız; hayatımı geçireceğim şehri sonunda buldum, onu sevdim ona aşık oldum, onun da beni sevdiğini hissediyorum. Şehirlere bencil olmamak gerek. Sizin onu benimsemeniz kadar onun da sizi benimsemesi çok önemli. Görüşmek üzere arkadaşlar.


Sayfa 1 / 11