Anasayfa E-posta yollayın!! sindicaci;ón

Archive for Temmuz, 2007

Geçen haftanın dikkat çekenleri

Bir hafta boyunca yine binbir çeşit internet sitesi gezdikten ve haber okuduktan sonra, neyin önemli neyin gereksiz olduğunu ayırtetmek zorlaşıyor. Bazen öyle yazılar okuyorum ki, tam işte bu belirtilecek bir konu derken, başka bir sitede ya aynı gelişmenin aylar önce zaten gerçekleştiğini görüyorum ya da yazının tamamen kulaktan duyma olduğunu hissedip siteye koymaktan vazgeçiyorum. Yine de, benim için ortalamanın üzerinde öneme sahip bazı haberleri yazmadan edemeyeceğim. Devamını okuyun »

Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!

Smash Court Tennis 3

Bu yazıyla birlikte her hafta size bir yada birkaç psp oyunundan bahsedeceğim. Lafı hiç uzatmadan bu haftaki oyunumuza geçelim. PSP üzerinde en kolay ve zevkli oyun türlerinden biri de tenis oyunları. “Ben bu oyunu bitireceğim” hırsından çok, her maçın kendi zevkini taşıması ve gittikçe iyileşen grafik özellikleri tenis ve buna benzer oyunlar bizleri müptelası yapıyorlar. Smash Court da bu serinin en yeni oyunu şu anda. Devamını okuyun »

İstanbul, tarih ve bilgisayar…

Son bir kaç gündür, işimde hiç yaşamadığım bir tecrübeyi (tecrübe hafif bir tanım olsa da) tatma imkanı buldum. Tarihi bir mekanda çalışmak, daha ayrıntılı olarak; tarihi bir mekanda bilgisayarlarla uğraşmak!. Oturup düşündüğünüzde hayal edemeyeceğiniz bir konu olduğunu sanıyorum, en azından ben hayal etmemiştim. Geçen hafta, İstanbul’da yüzyılların tanıklık ettiği odalarda çalıştım; imparatorların, onların askerlerinin, haber yetiştirmeye gelen postacıların ayak bastığı merdivenlerden yürüdüm. İlk bakışta anlamsız gelebilir ama, tarih kokan odalarda internet, windows ve ağ gibi teknik konularla uğraşınca, garip bir hal alıyor binlerce kıvrımlarla dolu olan ama bu kıvrımları her zaman iyiye çalıştırmayan beyin. Zamanında o odalarda yaşayan insanlar acaba içi çiplerle dolu olan cihazların masalarda yerini alacağını hiç düşünmüşler midir, bilmiyorum. İşte böyle karmaşık düşüncelerle dolu olan bir iş haftası geride kaldı. Tarih dolu mekanlardan kolumun altında laptopla dolaşıp, akşam boğaza kendimi attım resmen. Padişah kayıkları kıyıda yavaş yavaş ilerlerken, kulağımda brainstorm’dan “lonely feeling” ve ardından pilli bebeğin “anlıyorum” u. Akılda iş, müzik, boğazın güzelliği, gülümseyen insanlar ve gece planlanan psp seansları. Psp demişken, bu siteye de göz atın derim.

Apple, elektronik karpuz yapsa yiyeceğiz…

iphone sırasıUzun süredir beklenilen (daha doğrusu amerikalıların bekledikleri) apple meyvesinin raflarda yerini aldığını biliyorsunuz.Dün gece yarısı satışına başlanan iphone için, bir gün öncesinden sabah kuyrukta yerini alanlar bile oldu. Bu kuyruklar sadece tüketicilerin merakıyla olmuyor elbet. Aylar öncesinden cancanlı fotoğraflar, reklamlar ve ilk iphone sahiplerine verilecek ödüller (popülarite) biraraya gelince, zaten yeni çıkan herşey için bir gece öncesinden kuyruğa girmeye meraklı insanlar, iphone için haliyle aynı eylemi yaptılar. Bütün dergiler, internet siteleri aylardır bu hengamenin içinde dönüp duruyorlar. Apple’ın en büyük payı aldığı bu yapay şenlik ortamından ne kadar kırparlarsa o kadar iyi çünkü. Bir nevi kendin pişir kendin ye durumu. Devamını okuyun »


Sayfa 1 / 11