Archive for Mart, 2006
Mart 29, 2006 · Kategori: Donanım
Bilgileri yedekleme konusunda ne kadar hassas olduğumu ve bu hassaslığımın başıma gelen kazadan sonra daha da olgunlaştığını eski yazıları okuyanınız varsa kesin farketmiştir. Yedek yedek diyip durduktan sonra, nereye yedeklemek gerektiğini de konuşmak farz oldu. Bunun için aslında çok fazla alternatif de yok. Ya markalı ürünlerin kutulu hazır harici disklerini alacağız ya da kutusunu ayrı diski ayrı alıp monte edeceğiz.
Ben ilk önce ikinci seçeneği seçtim. 160 gb’lık 8mb bir sata disk ve heryerde bulabileceğiniz bir markanın fanlı bir kutusunu aldım. IDE ve SATA arabiriminin ikisini de destekleyen bir kutu bulduğum ve verilerimi yedekleyebileceğim için sevinçle işleme başladım. Diski usb yoluyla bağlayıp formatladıktan sonra bir kaç küçük dosya kopyaladım. Sorun yok. Ne zamanki iş 100 MB yada üzeri dosyaları kopyalamaya geldi, bizim alet de çalışmayı kesti. Kısaca özetlersem, kopyalama esnasında windows kilitleniyor ve diski düğmesinden kapatana kadar da kendine gelemiyor.
Devamını okuyun »
Bilgiselhayat'a hosgeldin, umarim yazilari severek okur ve onlardan faydalanabilirsiniz. Icerigi RSS olarak almak isterseniz lütfen buraya tiklayin. Ziyaretiniz için tesekkürler!
Mart 19, 2006 · Kategori: Genel
Belli aralıklarla disklerimizin yedeğini almamızın öneminden artık bahsetmeyeceğim. Bahsedeceğim şey aldığım yedekten sonra dosyalarımı nasıl geri getiremediğim. Yaklaşık bir ay önce Acronis’in masaüstü bilgisayar çözümüyle 30 gb’lık bütün verilerimi yedeklemiştim. Programın bir çok seçeneği var ama ben garanti olsun diye diskin tamamını 5 tane dvd’ye kopyalamıştım. Evet, herşey buraya kadar gayet normal ve güzel. Gel gelelim benim disk birkaç gün önce yazdığım konudan hatırlayacağınız üzere yenisiyle değişti. Haliyle verilerimin hepsi uçtu.
İçim rahat bir şekilde 1 aylık yedeklerime geri dönmek için, Acronis’in klasörleri teker teker secip geri döndürme özelliğini seçtim. İşte hayalkırıklıkları buradan itibaren başlıyor. Öncelikle “recovery” işlemine başlamadan önce Acronis bu 5 yedeklerimi kopyaladığım dvdleri sırasının mantığını anlamadığım şekilde tekrar tekrar çıkarıp takmamı istedi. Hadi buraya kadar yine normal. Yedeklerimin dosya sistemi görünür olduktan sonra 2 diskimden yedeklemiş olduğum 20 klasörden 10 tanesini geri döndürmek için seçtim. Next’e bastım. Sonra Acronis benden 5 dvdden sonuncusunu takmamı istedi. 1 dakika geçmeden 4. dvdyi takmamı istedi. 30 saniye sonra 3.yü. Bir 30 saniye sonra daha tekrar 5.yi. Tabi bu arada yedek dosyalarıma neler oluyor derseniz, her dvdde 2 yada 3 dosyamı kurtarıyorum. Sabrettim, çabaladım ve bu işkenceye 2 saat dayanabildim. Doğru duydunuz 2 saat. Tam 2 saat boyunca her 1 dakikada bir farklı bir dvd yi takmak zorunda kaldım. Bu sürecin sonunda kurtardığım klasör sayısı ise sadece 1. Acaba dvdlerde bir sorunmu var diye kontrol ettim ama bütün yedek görüntüleri sağlıklıydı. Sonuç, şu an yedek aldığım bütün dosyalarım hala hayattalar, ama dvdlerde. Hangi sabırla 2 saatte birkaç dosyayı kurtarmak için 150 kez dvd değiştirebileceğim bilmiyorum. Acronis’le yedek almayı düşünenlere tavsiyemdir. Ayrıca, bu derdi yaşayan ve çaresini bulan varsa, yazarsa çok büyük sevap işlemiş olur.
Mart 18, 2006 · Kategori: Donanım
Sağ kolum ve onsuz yapamayacağım dizüstü bilgisayarımın iki gün önce diski bozulmuştu. Hemen apar topar Ibm servisine gittim. Diskin nasıl bozulduğu konusuna hiç değinmeyeceğim çünkü buna cihazınız garanti dahilindeyse, IBM de değinmiyor. Yani sorgusuz sualsiz bilgisayarınızın diski yenisiyle değiştiriliyor. Genelde her türlü arızanın kullanıcı hatasından kaynakladığına sığınan ve ürünlerini garanti kapsamı dışına çeken firmalar o kadar çokki, diskin yenisinin bu şekilde ve hemen değiştirilmesi gerçekten gözlerimi yaşarttı. İki gün gibi çok kısa bir sürede bu işlemin hallolması da ülkemizde az görülür hizmetlerden. Bu da gösteriyor ki, ürünü satın alırken ödediğiniz fazladan dolarlar daha sonra acil bir durumda hizmet ve kalite olarak dönüyor.
Mart 15, 2006 · Kategori: Donanım

Aslında bu sayfalarda cep telefonu haberi yada cep telefonlarıyla doğrudan ilgili birşey yazmayı düşünmüyordum. Gelin görünki geçenlerde gözüme çarpan bir tasarım harikası, en azından bugünlük bu fikrimi değiştirdi. Tasarıma bakar bakmaz, markasını görmeseniz bile siz de benim gibi hangi firmaya yakıştığını tahmin ettiniz herhalde. Siyah ekran teknolojisi de Sony’nin odaklandığı Oled. Gerçi bu ürün hala konsept aşamasında. Konsepti yapan tasarımcının daha birçok marka için yaptığı tasarımlara kesin bir göz atın. Jaren Goh adlı tasarımcının sitesi burada.
Mart 8, 2006 · Kategori: Yazılım
Bu yazıda size aynı şirketin iki yazılımından bahsedeceğim. Avantgo’yu bilmeyeniniz yoktur herhalde. Bahsedeceğim programlar aynen avantgo’ya benziyorlar fakat onun sunduğu imkanları öyle çok genişletiyorlarki, birdaha avantgo’ya dönemiyorsunuz. Bu programlar Mobipocket Reader ve Mobipocket Creator. Reader’la avantgo’nun sunduğu kanallara ek olarak e-booklar ve e-docları da avuçiçinize yükleyebiliyorsunuz. Asıl bayıldığım Creator’la ise sıkı durun, istediğiniz herhangi bir web sitesini avuçiçi bilgisayarınızda aynı avantgoda yaptığınız gibi okumaya uyumlu hale getirip, kaydedebiliyorsunuz. Yani bu sitenin pda’iniz için uyumlu olması bile gerekmiyor (Kendi siteniz varsa kesin denememizi öneririm). Bunun yanında, RSS beslemelerini de destekleyen Mobipocket Creator ile RSS sunan bir siteniz varsa, PDA için kendi kanalınızı yaratmanız çok daha kolay hale geliyor. Mobipocket Creator daha da ileri gidip pda’ler için kendi e-book’larınızı yaratmanıza da imkan veriyor. Bütün bu oluşturduğunuz ya da internetten indirdiğiniz e-book’ları ve abone olduğunuz kanalları, pda’e kurulan Mobipocket Reader’la okuyabiliyoruz. Yazının devamında bilgiselhayat.com’un Mobipocket Creator’la oluşturduğum belkide ilk mobil versiyonunu görüyor olucaksınız. Devamını okuyun »
Mart 7, 2006 · Kategori: Genel
HP’nin tüketici ürünlerinden sorumlu yöneticisinin Cnet sitesinde, benim gibi HP severler için pek hoş olmayacak açıklamalarını okudum. Hp’nin artık klasik avuçiçi bilgisayarlarına ağırlık vermeyeceğini (verse bile sınırlı olacak), bunun yerine telefon özellikli “smartphone” cihazlarına yöneleceklerini söylüyor. Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi en son çıkan klasik avuçiçi model olan iPAQ rx1950 bizim yakışıklı avuçiçlerinin son örneği olabilir. Uzun bir süredir ipaq kullanan biri olarak bu haber beni gerçekten üzdü. Evet, çağ giderek gsm bazlı bir yöne doğru ilerliyor fakat üzerinde klavyesi olan bir cihazın hala avuçiçine yakışacağına (haliyle kulağa da!) aklım ermiyor.
Mart 5, 2006 · Kategori: Yazılım
Avuçiçi bilgisayarlarda işletim sistemini yükseltmek veya değiştirmek, masaüstü sistemlerdeki gibi olmuyor. El bilgisayarlarında bu değişim süreci şöyle gerçekleşiyor (microsoft ailesini kastediyorum). Önce Microsoft yeni bir işletim sistemi geliştiriyor ve bunu avuçiçi bilgisayarı üreticilerine dağıtıyor.Üreticiler işletim sistemini kendi cihazlarına optimize ediyorlar. Bu işlem donanım bazında işletim sistemini cihazlara uyarlamak, yazılım bazında ise işletim sistemine kendi geliştirdikleri programları entegre etmek şeklinde oluyor. Daha sonra yeni şletim sistemi bizzat bilgisayar üreticileri tarafından sadece belli cihazlar için satışa çıkarılıyor. Dikkatinizi çektiyse sadece belli cihazlar dedim çünkü bizim harika cep bilgisayarlarımızı üreten harika üreticiler bu yükseltme imkanını genellikle en son modeller için sunarlar. Böylece 30 dolarlık bir yükseltme işlemini, hemen bütün cihazlara yayarak yeni modellerin satışlarını düşürmek istemezler, hatta işletim sisteminin yeniliklerini sadece son modellerde sunarak satışları teşvik ederler. Örnek olarak HP, Windows mobile 2003 kullanan Ipaq 2210 modeli için Windows mobile 2003 SE desteğini bile sunmamıştı. Tabii bu eleştirim, gerçekten donanım olarak yeni işletim sistemini kaldıramayacak durumdaki olan cihazları kapsamıyor. Ama üreticilerin bu konuda pek dürüst olmadıkları bir gerçek. Windows mobile 5 ‘e yükseltilebilir cihazların bir listesine ise
clintonfitch sitesinde gözatabilirsiniz. Bu listedeki modeller sadece yeni işletim sistemine yükseltme işlemini destekleyen cihazlar, yani halihazırda windows mobile 5 yüklü gelen cihazlara yer verilmemiş.
Mart 4, 2006 · Kategori: Yazılım
HP Ipaq’ler de ekran görüntüsü (screenshot) almak için ek bir programa ihtiyacınız yok. Siteyi hazırlarken de kullandığım bu metodu ben kendi Ipaq 2210′umda çok rahat uyguluyorum. Bütün Hp’lerle yüklü gelen I-Task modülü aslında bu işlevi içerisinde barındırıyor. Bize sadece bir iki ayarla bunu açığa çıkarmak kalıyor.
Devamını okuyun »